Felemenkçe Kelime Listesi
En Sık Kullanılan 500 Felemenkçe Kelime
Önce asıl yükü sırtlayan kelimeleri öğren. En sık kullanılan Felemenkçe kelimeler, birkaç kelimeyi tanımaktan konuşulanları rahatça takip edebilmeye giden en hızlı yoldur. Her kelime çevirisiyle birlikte sunulmuştur.
500 kelime
de
belirli tanımlık (Türkçede doğrudan karşılığı yoktur, ancak belirli bir nesneyi belirtmek için kullanılır)
het
belirli tanımlık (nötr isimlerle kullanılan belirli tanımlık)
een
bir
mijn
benim
jouw
senin
uw
sizin (resmi/kibar hitap)
zijn
onun, kendi (üçüncü tekil şahıs iyelik zamiri)
haar
onun, kendi (dişil iyelik sıfatı)
ons
bizim, -miz (iyelik sıfatı)
jullie
sizin (çoğul iyelik)
hun
onların, kendi
deze
bu
die
şu, o (işaret sıfatı, orta uzaklıkta)
dat
şu, o (işaret sıfatı)
dezelfde
aynı, aynı olan
zo'n
böyle, öyle, bunun gibi
al
bütün, tüm, her, hepsi (belirteç, tamamı anlamında)
elk
her, her bir (bir gruptaki tüm ögeleri tek tek belirtirken)
ieder
her, her bir (bütünün her bir parçası)
sommige
bazı, birtakım, kimi
geen
yok, değil, hiçbir
beetje
biraz, bir parça
paar
çift
wat
biraz, birkaç (az miktarda)
zoveel
o kadar çok, bu kadar çok, o kadar
hoeveel
kaç, ne kadar
ik
ben
jij
sen
hij
o (üçüncü tekil şahıs zamiri (erkek, hayvan veya eril nesneler için))
zij
o (üçüncü tekil şahıs zamiri (dişil))
wij
biz
jullie
siz (çoğul özne)
zij
onlar (üçüncü çoğul şahıs zamiri)
het
o (üçüncü tekil şahıs zamiri)
mij
bana, beni, bence
me
kendimi, kendime
jou
seni, sana, seninle
haar
onu, ona (belirtme hâli)
ons
bizi, bize, bizimle (belirtme durumu (nesne))
zich
kendi, kendini, kendisini, kendilerini
zelf
kendi, bizzat, kendisi
iemand
biri, birisi, kimse
niemand
hiç kimse, kimse
iets
bir şey, bir şeyler
niets
hiçbir şey, hiç (en yaygın kullanım, tek bir şey bile)
niks
hiçbir şey, hiç (herhangi bir şeyin yokluğu)
iedereen
herkes, her biri
allemaal
hepsi, herkes
alles
her şey, hepsi
elkaar
birbirini, birbiriyle, birbirine
wie
kim
wat
ne (soru zamiri)
welke
hangisi, hangi
alle
bütün, tüm, her, hepsi (bir şeyin tamamını veya bir grubun hepsini belirtirken)
beide
her iki, ikisi de, her ikisi
veel
çok, bol (büyük miktarda)
weinig
az, biraz
mens
insan, kişi
man
adam, erkek (yetişkin erkek kişi)
vrouw
kadın (yetişkin dişi insan)
jongen
erkek çocuk, oğlan, delikanlı
meisje
kız, kız çocuğu
kind
çocuk, ufaklık
opa
dede, büyükbaba
oma
büyükanne, nine, anneanne, babaanne
vader
baba, peder
moeder
anne, valide
zoon
oğul, erkek çocuk
dochter
kız, kız evlat
broer
erkek kardeş, abi, kardeş
familie
aile, akrabalar
vriend
arkadaş, dost (yakın ilişki kurulan kimse)
vriendin
kız arkadaş, arkadaş (arkadaş olan kız)
man
koca, eş, adam (bir kadının evlendiği erkek eş)
vrouw
eş, karı, hanım (evli kadın partner)
vriend
erkek arkadaş, sevgili (romantik ilişkideki erkek)
vriendin
sevgili, kız arkadaş (romantik partner)
politie
polis, emniyet
lichaam
vücut, beden
hoofd
baş, kafa
gezicht
yüz, surat, çehre, sima
haar
saç, tüy, kıl (insan başındaki kıllar)
hand
el
been
bacak
pijn
acı, ağrı
ziekenhuis
hastane
leven
hayat, yaşam (genel anlamda yaşam)
leeftijd
yaş
huis
ev, konut
kamer
oda, yatak odası
bed
yatak, karyola
bank
koltuk, kanepe, çekyat, divan (genellikle tekli veya çoklu döşemeli mobilya)
afwas
bulaşık, kirli bulaşıklar
kom
kase, tas
kop
fincan, kupa
t-shirt
tişört
broek
pantolon
portemonnee
cüzdan, para kesesi
telefoon
telefon
eten
yemek, yiyecek, gıda (yiyecek, gıda maddesi)
water
su
aardbei
çilek
sinaasappel
portakal
tomaat
domates
pannenkoek
krep, pankek, akıtma
patat
patates kızartması, patates
tijd
vakit, zaman
moment
an, saniye, dakika
keer
kez, defa, kere
uur
saat (60 dakikalık zaman dilimi)
uur
saat (günün belirli bir anını gösterirken)
dag
gün (24 saatlik zaman dilimi)
avond
akşam
nacht
gece
morgen
sabah (günün ilk saatleri)
week
hafta
maand
ay
jaar
yıl, sene
maandag
pazartesi
dinsdag
salı
woensdag
çarşamba
donderdag
perşembe
vrijdag
cuma
zaterdag
cumartesi
zondag
pazar, pazar günü
januari
ocak
februari
şubat
maart
mart
april
nisan
mei
mayıs
juni
haziran
juli
temmuz
augustus
ağustos
september
eylül
oktober
ekim
november
kasım
december
aralık
weer
hava, hava durumu (meteorolojik durum)
plaats
yer, konum, nokta
plek
yer, nokta, mahal
buurt
mahalle, semt, çevre
straat
sokak, cadde
stad
şehir, kent
dorp
köy, belde
land
ülke, memleket
wereld
dünya, yerküre
zee
deniz
eiland
ada
grond
yer, zemin, toprak
weg
yol (araçların ve yayaların geçtiği şerit)
stap
adım
auto
araba, otomobil
reis
yolculuk, seyahat
kaart
harita
school
okul, mektep
les
ders
werk
iş, meslek
team
takım, ekip
spel
oyun, maç, risk
geld
para, nakit
prijs
fiyat, bedel, ücret
bank
banka (finans kuruluşu)
kerk
kilise
naam
isim, ad
woord
kelime, sözcük
taal
dil, lisan
stem
ses
tekst
metin, tekst
boek
kitap
pagina
sayfa
bericht
mesaj, haber, bildiri
antwoord
cevap, yanıt
vraag
soru
nummer
numara, sayı (kimlik veya sıra belirtmek için)
nummer
numara, telefon numarası (telefon numarası)
idee
fikir, düşünce, fikri
plan
plan, niyet
nieuws
haber, haberler
programma
program, yayın
film
film, sinema filmi
foto
fotoğraf, foto, resim
plaatje
resim, görsel, illüstrasyon
radio
radyo, radyo alıcısı
tv
televizyon, TV
muziek
müzik
begin
başlangıç, baş
eind
son, uç
einde
son, bitiş, uç
deel
kısım, parça, bölüm
stuk
parça, dilim (bütünün bir kısmı)
kant
taraf, yan, kenar
midden
orta, merkez
ruimte
yer, alan, mesafe, boşluk
vorm
şekil, biçim, form
kleur
renk, ton
licht
ışık (fiziksel enerji, aydınlık)
hulp
yardım, destek
bezoek
ziyaret
plezier
eğlence, keyif, zevk
liefde
sevgi, aşk
probleem
sorun, problem, sıkıntı
zin
istek, canı istemek, heves
kilogram
kilogram, kg
meter
metre
zijn
olmak, -dir (ek-fiil olarak veya bir duruma gelmek anlamında)
worden
olmak, hâline gelmek
blijven
kalmak
hebben
sahip olmak, var olmak
kunnen
-ebilmek, yapabilmek (yetenek veya beceri bildiren ek)
kunnen
mümkün olmak, olabilir, -ebilmek (olasılık dahilinde olmak)
moeten
-mek zorunda olmak, -meli/-malı, gerekmek
mogen
-ebilmek, izinli olmak, serbest olmak
willen
istemek, niyetinde olmak
zullen
-ecek, -acak
wonen
yaşamak, oturmak, ikamet etmek
leven
yaşamak (hayatta olmak)
eten
yemek, tüketmek (yiyecek tüketmek)
slapen
uyumak
voelen
hissetmek (kendini)
horen
duymak, işitmek
zien
görmek
kijken
bakmak (bakışı bir şey üzerine çevirmek)
kijken
izlemek, seyretmek (film, televizyon vb. takip etmek)
gaan
gitmek, yolculuk etmek (bir yere doğru yönelmek veya ulaşmak)
gaan
istemek, hazırlanmak, gelecek zaman eki (-ecek/-acak) (niyet etmek)
gaan
gitmek, olmak, yürümek (işlerin veya durumun gidişatı hakkında)
komen
gelmek (konuşana doğru hareket etmek)
komen
-den gelmek, aslen ...lı olmak (köken belirtmek)
brengen
götürmek, getirmek, ulaştırmak
halen
almak, gidip getirmek, getirmek
rijden
sürmek, gitmek, kullanmak
lopen
yürümek, yayan gitmek
volgen
takip etmek, izlemek, arkasından gitmek
vallen
düşmek
staan
ayakta durmak, durmak (fiziksel pozisyon)
staan
durmak, bulunmak (bir nesnenin bir yerde bulunması)
zitten
oturmak
liggen
yatmak, uzanmak
praten
konuşmak, sohbet etmek, lâf etmek
spreken
konuşmak, dil bilmek
zeggen
söylemek, demek
vertellen
anlatmak, söylemek
vragen
sormak, soru sormak
stellen
sormak, yöneltmek
noemen
adlandırmak, çağırmak, isim koymak
schrijven
yazmak
lezen
okumak
sturen
göndermek, yollamak
delen
paylaşmak, bölüşmek
denken
düşünmek, sanmak, inanmak
weten
bilmek, haberdar olmak
kennen
tanımak, bilmek
vinden
bulmak, düşünmek, görmek (herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak)
vinden
bulmak (arama sonucunda bir şeyi ele geçirmek)
zoeken
aramak
kiezen
seçmek, tercih etmek
leren
öğrenmek
proberen
denemek, çalışmak
vergeten
unutmak
doen
yapmak, etmek (bir eylemi veya işi gerçekleştirmek)
doen
koymak, atmak, katmak (bir şeyi bir yere yerleştirmek)
maken
yapmak, hazırlamak, almak
gebruiken
kullanmak, yararlanmak
nemen
almak, tutmak (bir şeyi eline almak)
nemen
binmek, kullanmak, almak (taşıta binmek)
zetten
koymak, yerleştirmek, bırakmak
dragen
giymek, takmak, taşımak
aanhebben
giymiş olmak, takmış olmak, üzerinde olmak
aanstaan
açık olmak, çalışıyor olmak, yanmak
betalen
ödemek, hesap ödemek
kopen
satın almak, almak
krijgen
almak, edinmek
geven
vermek, uzatmak, hediye etmek
helpen
yardım etmek, destek olmak
zorgen
bakmak, ilgilenmek, göz kulak olmak
houden
sevmek, hoşlanmak
werken
çalışmak
spelen
oynamak
laten
izin vermek, bırakmak
wachten
beklemek
beginnen
başlamak
stoppen
durmak, bırakmak, son vermek
gebeuren
olmak, gerçekleşmek, meydana gelmek
veranderen
değişmek
sneeuwen
kar yağmak
alleen
yalnız, tek başına (yanında kimse olmadan)
jong
genç, küçük
oud
yaşlı, ihtiyar (yaşı ilerlemiş kişiler veya hayvanlar için)
geboren
doğmuş, doğan
dood
ölü, vefat etmiş
wakker
uyanık, ayakta
beter
iyileşmiş, iyi
blij
mutlu, memnun, sevinçli
gelukkig
mutlu
bang
korkmak, korkmuş, ürkek
druk
meşgul, yoğun
groot
büyük, iri, kocaman
klein
küçük, ufak
lang
uzun (mesafe veya boy)
lang
uzun boylu, uzun (insan boyu)
kort
kısa
hoog
yüksek
half
yarım, yarı yarıya
heel
bütün, tüm, tam (eksiksiz, tüm)
licht
hafif (ağırlık yönünden)
hard
sert, katı (malzeme veya zemin için)
sterk
güçlü, kuvvetli
vast
sabit, sıkı, sağlam
vol
dolu, tıklım tıklım
rond
yuvarlak, daire şeklinde (şekil)
recht
düz, doğru
heet
sıcak, kaynar
licht
açık, aydınlık, soluk (renk için)
hard
yüksek, gürültülü, şiddetli (ses seviyesi için)
snel
hızlı, süratli (yüksek hızla hareket eden)
dicht
kapalı
open
açık (kapalı olmayan)
toe
kapalı, ilikli, kapamak
op
ayakta, uyanık (uyanamış ve yataktan kalkmış)
op
bitmiş, tükenmiş (tükenmiş, kalmamış)
uit
kapalı, sönük (cihaz veya ışık için)
af
bitmiş, hazır (tamamlanmış)
klaar
bitmiş, hazır, tamam (tamamlanmış, sonlanmış)
klaar
hazır (başlamak veya kullanılmak için hazırlanmış durumda olan)
stuk
bozuk, kırık (çalışmayan alet veya mekanizma)
laatste
son
nieuw
yeni
oud
eski, tarihi (yeni karşıtı, uzun süredir var olan nesneler için)
laat
geç
vroeg
erken (günün veya bir dönemin başlangıcına yakın)
goed
iyi, kaliteli, güzel (genel olumlu değerlendirme)
slecht
kötü, kalitesiz
fijn
güzel, hoş, iyi
leuk
güzel, eğlenceli, hoş
mooi
güzel, hoş, çekici
geweldig
harika, müthiş, şahane, muhteşem
heerlijk
lezzetli, nefis, enfes
lekker
lezzetli, nefis, tatlı (tadı güzel olan yiyecekler için)
lekker
güzel, keyifli, rahat, tatlı tatlı (hava, uyku veya durumlar için hoş)
moeilijk
zor, güç
erg
kötü, üzücü, sorun (hoş olmayan durumlar için)
duidelijk
açık, anlaşılır, net
gek
garip, tuhaf, çılgınca
echt
gerçek, hakiki, öz (sahte olmayan, hakiki)
waar
doğru, gerçek (gerçeğe uygun)
juist
doğru, isabetli
zeker
emin, kesin, belli (bir şeyden şüphe duymayan kişi için)
veilig
güvenli, emniyetli
nodig
gerekli, lazım, şart
gratis
ücretsiz, bedava, parasız
vrij
izinli, boş, tatil
bekend
ünlü, tanınmış, bilinen
gewoon
sıradan, normal, olağan (özelliği olmayan, alışılmış)
normaal
normal, sıradan
ander
diğer, öbür, başka
anders
farklı, başka (aynı olmayan)
eigen
kendi, şahsi, özel
extra
ek, fazladan, ilave
net
temiz, düzenli, şık, derli toplu (kirli olmayan)
ver
uzak, ırak (mesafe olarak yakın olmayan yer veya şeyler için)
nu
şimdi, şu an
vandaag
bugün
gisteren
dün
morgen
yarın (bugünden sonraki ilk gün)
vroeg
erken (normalden önce (zarf))
vroeger
eskiden, geçmişte
later
sonra, daha sonra, sonraları
eerst
önce, ilk önce, ilk olarak, her şeyden önce
dan
sonra, ardından, daha sonra (bir şeyin ardından gelen)
al
zaten, çoktan, bile, şimdiye kadar (beklenenden önce gerçekleşmiş durumlar için)
net
az önce, şimdi, henüz, yeni (kısa süre önce)
even
kısaca, bir saniye, şöyle bir
geleden
önce, evvel
nog
hâlâ, daha, henüz (devam eden durum)
nog
bir daha, daha, başka (tekrarlama, bir kez daha)
altijd
her zaman, daima, sonsuza dek
vaak
sık sık, genellikle, sıklıkla
soms
bazen, ara sıra, kâh
nooit
asla, hiçbir zaman, hiç
weer
yine, tekrar, yine de, bir daha (zarf)
hier
burada, buraya, bura
daar
orada, oraya, işte
er
var, orada
thuis
evde, eve
beneden
aşağıda, alt katta
binnen
içeride, içeri (kapalı alanda bulunma)
buiten
dışarıda, dışarı, açık havada (açık havada, bina dışında)
boven
yukarıda, yukarıya (üst katta)
heen
oraya, nereye
mee
birlikte, beraber, yanında
terug
geri, geriye
weg
uzağa, gitmiş (başka bir yöne doğru)
weg
kayıp, yok (ortada olmayan)
uit
dışarı, dışarıya (içeriden dışarıya doğru yönelim)
af
aşağı, -den (aşağıya doğru hareket)
aan
açık (cihaz veya ışık için)
links
solda, solunda
rechts
sağ, sağa, sağda
rechtdoor
düz, dosdoğru, düz ileri
ver
uzak, uzağa (zarf olarak, büyük bir mesafede)
noord
kuzey, kuzeye
oost
doğuya doğru, doğuya
zuid
güney
west
batı
overal
her yerde, her tarafta
heel
çok, pek (derece belirten zarf)
erg
çok, pek, son derece (sıfatları pekiştirmek için genel zarf)
zeer
çok, son derece, pek
te
çok, fazla, aşırı
helemaal
tamamen, hiç, büsbütün
bijna
neredeyse, hemen hemen, yaklaşık
genoeg
yeterince, yeterli derecede, kafi miktarda
meer
daha, daha fazla (derece ve yoğunluk karşılaştırması)
meer
artık, daha fazla (olumsuz cümlelerde 'artık ... değil' anlamında)
meest
en, en çok
veel
çok, sık sık (sıklıkla veya uzun süre)
ongeveer
yaklaşık, yaklaşık olarak, civarında, aşağı yukarı
precies
tam olarak, tam, kesinlikle
vooral
özellikle, bilhassa, her şeyden önce
goed
iyi, güzelce (becerikli veya düzgün bir şekilde)
hard
hızlı, süratli (hareket veya sürüş için)
samen
birlikte, beraber
anders
farklı, başka türlü (başka bir biçimde)
gewoon
sadece, sadece/basitçe, öylece (yalnızca, tek)
graag
severek, memnuniyetle, istemek
natuurlijk
elbette, tabii ki, doğal olarak
echt
gerçekten, hakikaten, cidden (vurgulama ve pekiştirme)
zeker
kesinlikle, elbette, tabii ki (şüphe olmaksızın)
zo
böyle, şöyle (bu şekilde)
zo
o kadar, öyle, çok (derece belirtirken)
ook
de, da, ayrıca, hem de
maar
sadece, yalnızca, sadece ... var (yalnızca, bir sınırlama bildiren söz)
alleen
sadece, yalnızca, tek (yalnızca, tek bir şeye sınırlı)
ja
evet, hıhı
niet
değil, -me / -ma
wel
aslında, gerçekten, yine de
misschien
belki, muhtemelen
toch
değil mi?, öyle değil mi?
hoe
nasıl, kaç
waar
nerede, nereye (soru sözcüğü)
wanneer
ne zaman
waarom
neden, niçin, niye
daarom
bu yüzden, bu nedenle, dolayısıyla
in
-de, içinde (bulunma durumu eki)
binnen
içinde, içerisinde (çevrili bir alanın içi)
buiten
dışında, haricinde (bir yerin veya sınırın ötesinde)
boven
üzerinde, üstünde (temas etmeden daha yüksek bir konumda)
onder
altında, altına
naast
yanında, yanı başında
achter
arkasında, arkasında bulunan
voor
önünde, önüne (konum belirtir)
bij
yanında, yakınında (konum belirtirken)
tussen
arasında, arasına
rond
etrafında, çevresinde (mekansal)
op
üzerinde, -de (bir yüzeyle temas halinde üstünde bulunma)
aan
-de, -e (bulunma durumu eki (duvarda vb.))
tegen
karşı, dayalı, çarpmak (bir şeye doğru yaslanırken)
langs
boyunca, kenarından
door
içinden, arasından, boyunca
over
üzerinden, üzerinde, karşıya (bir engeli aşarak)
uit
-den, içinden (köken veya kaynak belirtirken (-dan eki))
naar
-e, doğru
tot
-e kadar, -e
van
-den, -dan (ayrılma/çıkma durumu eki (örn. dişçiden, çiftlikten))
vanaf
-den itibaren, -den beri, itibarıyla
in
-de, esnasında, içinde (zaman bildiren ek)
op
günü, -de (belirli bir günde (pazartesi günü))
om
-de, saat
na
sonra, arkasından
voor
önce, kala (zaman belirtir)
bij
evinde, yanında (birinin yerinde)
met
ile, birlikte (birliktelik)
met
ile, aracılığıyla (araç veya ulaşım vasıtası)
van
-in, -nin (sahiplik veya ilgi eki (örn. kardeşimin bisikleti))
voor
için (özgüleme, yarar)
zonder
-siz, olmadan
over
hakkında, üzerine (bir konu ile ilgili)
als
olarak (bir rol veya meslek belirtirken)
tegen
karşı, -e/-a (birine yönelik davranış veya tutum belirtirken)
aan
kenarında, başında, yanında (deniz kenarında vb.)
op
-de, tatilde (okulda, ofiste bulunma durumu)
en
ve
of
veya, ya da, yahut
maar
ama, fakat, ancak (karşıtlık bildiren bağlaç)
dat
ki, -diği, diye (bağlaç)
omdat
çünkü, için, -dığı için, çünkü / -den dolayı
want
çünkü, zira, çünkü / zira
dus
bu yüzden, dolayısıyla, yani
als
eğer, -se (koşul bildiren bağlaç)
als
-diğinde, zaman, iken (zaman bildiren zarf-fiil eki)
toen
-diğinde, -diği zaman, iken
dan
-den, göre (karşılaştırma eki)
dag
merhaba, iyi günler, selam (selamlama)
welkom
hoş geldiniz, hoş geldin
dag
hoşça kal, güle güle, iyi günler (ayrılırken söylenen söz)
bedankt
teşekkürler, teşekkür ederim, sağ ol
dankuwel
teşekkür ederim, sağ olun, teşekkürler
sorry
özür dilerim, kusura bakma, pardon
nee
hayır, yok
succes
başarılar, bol şans, kolay gelsin
Nasıl Çalışır?
Bu Listeyi OpenWords ile 4 Adımda Öğren
Bu listedeki her kelime ve tüm sözlük altyapısı doğrudan uygulamanın içinde yer alır.
Uygulamayı indir
OpenWords'ü iOS veya Android'e yükle; kayıt olmana gerek yok.
Bu listeyi aç
Listeyi uygulama içinde kolayca bul veya ihtiyacın olan spesifik kelimeleri ara.
Kelimeleri listene ekle
Öğrenmek istediğin kelimeleri tek dokunuşla kişisel listene kaydet.
Akıllı kelime kartlarıyla öğren
Aralıklı tekrar algoritmasına göre planlanan farklı formatlardaki kartlarla pratik yap.
Ücretsiz · Üyelik gerekmez · Çevrimdışı çalışır